Ana içeriğe atla

Hepimizin Dünyası

    Sanayileşme sürecine geçildiğinden beri ülkeler sadece teknolojilerini ve karlarını maximize etmek adına uğraş veriyorlar. Ama tüm bu ülkelerin es geçtikleri bir durum var, çevreye ve dünyamıza ne kadar zarar verdikleri…
Günümüzde küresel sıcaklık artışları görünümü dizginlenemez, ürkütücü, vahim ve korkutucu boyutlarda yükselişlerini sürdürmektedir.
KÜRESEL ISINMA: Atmosfere salınan karbondioksit gibi sera etkisi yaratan gazların, yer kabuğu ve denizlerin ortalama sıcaklıklarında artışa neden olmasına küresel ısınma denir. Sera etkisi doğal bir olaydır fakat çeşitli zararlı gazların insanlar tarafından atmosfere salınması sonucu denge bozularak küresel ısınmada artışa neden olur.
Küresel ısınma iklim değişikliklerine sebep olarak, şiddetli kasırgalar ve sellere neden olurken, uzun süreli kuraklıklar ile de çölleşmelere neden olmaktadır.
Kutuplardaki buzulların erimesi kıyı kesimlerin tamamen sular altında kalmasına sebep olacaktır. Bu da dünyadaki yaşanabilir alanı daraltacaktır.
Karlı dağlardaki ısı değişimleri nedeniyle sık sık çığlar oluşacak ve çevresindeki yerleşim yerlerine tehlikeye sokacak.
Su kaynaklarının hızla tükenmesi sonucu susuzluk baş gösterecek.
Sıcaklık artışları kuraklık, çölleşme ve orman yangınlarına neden olmaktadır.

Peki biz bunların üstesinden gelebilir miyiz? Nasıl gelebiliriz?
Yenilenebilir Enerji Kaynağı Nedir?: 
Kullanıldığı zaman azalmayan, tükenmeyen ve her zaman sürekli kullanılabilen kaynaklara yenilenebilir enerji kaynakları denir.

Güneş enerjisi,
Rüzgar enerjisi,
Hidrolik (hidroelektrik) enerjisi,
Jeotermal enerjisi,
Biyokütle enerjisi (biyoyakıt enerjisi de dahil),
Hidrojen enerjisi,
Dalga enerjisi,
Gelgit enerjisi,

Avantajları:

– Temiz olmaları
– Hava kirliliğini azaltmaları
– Su kirliliğini azaltmaları
– Sera etkisini azaltmaları
– Çekirdeksel kirliliği azaltmaları
– Toprak erozyonunun azalması ve flora ve faunanın korunması
– Yenilenebilir (tükenmez) olmaları
– Yerli olmaları
– Ekonomik olmaları
– Dışsal (toplumsal) maliyetlerinin az olması
– Yakıt maliyetlerinin az olması
– Güvenlik maliyetlerinin az olması
– İşletme maliyetlerinin az olması
– Atıklarının yok edilme maliyetlerinin az olması
– Ekonomik ömür sonu sökülme maliyetlerinin az olması
– İş alanlarının (istihdam olanakları) fazla olması
– Enerji sektöründe ülkenin bağımsız olmasını sağlamaları
– İç ve dış barışı destekleyici olmaları
– Çağdaş (çağcıl) olmaları
– Bugünkü ve gelecek kuşakların haklarına saygılı olmaları
– Ekolojik olmaları
– Toplumsal ve ekonomik gelişmeyi desteklemeleri
– Yakıt tekellerinin kırılmasını sağlamaları
– Çekirdeksel (nükleer) silahların çoğalma riskini azaltmaları

Yenilenemez enerji kaynaklarının çevreye verdiği zararlar nelerdir?
Bu tür fosil yakıtlar yakıldığında altı sera gazı açığa çıkar bunlar; karbondioksit, metan, kükürt, partikül madde, azot oksit, kurum ve küldür.
Zararları ise: İlk başta yazdığım gibi, küresel ısınma, asit yağmurları, kentsel hava kirliliğidir.

Sırf daha ucuza, daha yüksek enerji sağladıkları için, yani oldukça ekonomik oldukları için kullanmaya devam edersek kendi sonumuzu kendimiz getirme yolunda adımlarımıza devam etmiş olacağız.
Örneğin,
Hindistan’da elektriği olmayan insanların sayısı bir hayli fazla, barakaların üzerindeki güneş panelleri bile bize güzel bir örnek olabilir. İstenince yapılabiliyor. Yani değişebiliriz, üstesinden gelebiliriz.


KAYNAK: https://www.tesisat.org/yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-avantaj-dezavantajlari.html

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1929 Krizi (Büyük Buhran)

    1. Dünya Savaşı sonrası İngiltere ve müttefikleri zarara uğrarken, Amerikan ekonomisi hep yükseldi, teknolojileri gelişti. 1920'lerde tüketicilere ''Şimdi al, sonra öde'' kredileri revaçtaydı. Bu kredilerle Amerikalılar zengin olmanın yollarını arıyorlardı. Yatırım aracı olarak hisse senetlerini almaya başladılar, bu spekülatif girişimlerle borsa epey canlanmıştı. Wall Street halkın bir gecede zengin olma hayalleriyle doluydu. Hisse senetlerine olan talep nedeniyle fiyatları sürekli yükseliyordu. 3 Ekim 1929’a gelindiğinde bu yükseliş sona erdi ve birkaç büyük şirketin hisse senetlerinde düşüşler gözlendi. Yatırımcılar portföylerini boşaltmaya ve piyasadan çıkmaya başladılar. Böylece borsadaki gerileme daha da can yakıcı hale geldi. Borsanın düşüşüyle insanlar batmaya başladılar. Bu çöküşün önüne geçebilmek adına havuz oluşturmak, halka tekrar güven kazandırmak istendi fakat başarılı olunamadı. Borsa düşmeye devam etti, insanlar intihar etmeye başladı. İnsa...