Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Gelir ve Mutluluk İlişkisi

En son yayınlar

1929 Krizi (Büyük Buhran)

    1. Dünya Savaşı sonrası İngiltere ve müttefikleri zarara uğrarken, Amerikan ekonomisi hep yükseldi, teknolojileri gelişti. 1920'lerde tüketicilere ''Şimdi al, sonra öde'' kredileri revaçtaydı. Bu kredilerle Amerikalılar zengin olmanın yollarını arıyorlardı. Yatırım aracı olarak hisse senetlerini almaya başladılar, bu spekülatif girişimlerle borsa epey canlanmıştı. Wall Street halkın bir gecede zengin olma hayalleriyle doluydu. Hisse senetlerine olan talep nedeniyle fiyatları sürekli yükseliyordu. 3 Ekim 1929’a gelindiğinde bu yükseliş sona erdi ve birkaç büyük şirketin hisse senetlerinde düşüşler gözlendi. Yatırımcılar portföylerini boşaltmaya ve piyasadan çıkmaya başladılar. Böylece borsadaki gerileme daha da can yakıcı hale geldi. Borsanın düşüşüyle insanlar batmaya başladılar. Bu çöküşün önüne geçebilmek adına havuz oluşturmak, halka tekrar güven kazandırmak istendi fakat başarılı olunamadı. Borsa düşmeye devam etti, insanlar intihar etmeye başladı. İnsa...

Çoğumuzun Adını Bile Duymadığı Bir Ülke: Bhutan

Bir Bhutan vatandaşının ağzından… Tshering Tobgay… Kendisi 2013 ile 2018 yılları arasında Bhutan başbakanı olan bir Bhutanlı politikacı… Bhutan'ı 21. yüzyıla taşıma görevinde görev yapan Başbakan Tshering Tobgay, “Gayri Safi Milli Mutluluk” a devam ederken ulusunu değiştiriyor. 2016 yılında yaptığı TED konuşmasında bakalım neler söylemiş: Küçük bir ülke olmalarına rağmen geliştiklerini ifade eden Tobgay, gelişmelerinin sebebini olağanüstü liderler tarafından yönetilmelerine dayandırıyor. Tobgay, “Aydın hükümdarlarımız, tamamı iyi yönetim kapsamında yer alan sosyal gelişmişlik, çevresel sürdürülebilirlik, kültürel koruma ile bağlantılı olarak ekonomik büyümeyi dikkatlice dengeleyerek yorulmaksızın ülkemizi geliştirmek için çalıştılar. Biz gelişmek için bütüncül yaklaşıma Büyük Milli Mutluluk veya GNH (Gayrisafi Milli Mutluluk) diyoruz” ifadelerine yer verdi. Bhutan’daki tüm gelişmişlik, insanların mutluluğunun ve refahının geliştirilmesini amaçlayan GNH ile g...

Seri Üretim ve Kitlesel Tüketim

    İnsanların çalışma şeklini, hayatını en çok değiştiren yeni makina, otomobil... Henry Ford, 1914' te ''Model T'' adı verilen, siyah, kullanılması ve onarımı kolay araba modelini montaj bandı ile seri olarak üretmeye başladı. Yürüyen üretim, kitlesel üretim, montaj hattı olarak adlandırdığımız çalışma yönteminde yapılan hiçbir şey bu kadar zenginliğe ve aynı zamanda bu kadar yabancılaşmaya yol açmadı. İşçilerin arabanın önüne gitmesi ve bu sayede kaybettikleri zamanın yerine kayış yardımı ile araba işçilerin önüne geldi. Bu şekilde üretim hattı oluştu. Tekerlekçi tekeri bütünüyle üretmiyordu artık, iş bölümü bir hayli artmıştı. İşçiler işin bütününden habersizdi. Daha sonra verimlilik uzmanı Taylor çıktı karşımıza, kronometre ile işçilerin yaptığı her işi kaydetti, üretimlerini kontrol etti, en kolay, en hızlı, en doğru olacak şekilde süreç yönetimini başlattı. Bu zaman kayıplarını önlemenin yanısıra işçileri adeta bir makine haline getirme sürecinin başlan...

Sosyal Gelişme Endeksi

   Ülkelerin sadece ekonomik büyümelerinin araştırmalara konu edinilmesi aslında sosyal ve çevresel ilerleyişlerini görmek için yeterli olmuyor. İşte burada devreye ''Sosyal Gelişme Endeksi'' giriyor. Dünya' da bulunan bütün ülkeler ve bu ülkelerin politikacılarına göre GSYİH her şeyin önündedir ve her şeyin belirleyicisidir. Ancak unuttukları bir nokta var ki bu nokta tek başına GSYİH'nin mutluluk, adalet vb. kısaca refah konularında bize açıklayıcı olma konusunda yetersiz olmasıdır. Bu yüzden buradan şu sonuç çıkarılabilir: Önemli olan şey, tek başına büyümek değil, sosyal gelişmeyle beraber büyümek, büyüyebilmek.. Sadece büyüme hedefi ile çıkılan yolda sebep olunan çevresel felaketler vb. davranışların ülkelerin tam anlamıyla gelişemediklerinin göstergesidir. Yiyecek, içecek gibi temel ihtiyaçlarla beraber bunların yanı sıra eğitim, sağlık, sürdürülebilir çevre için çabalamak ve bununla beraber GSYİH'nin de olumlu yönde seyretmesi demek ülkeler açısınd...

Hepimizin Dünyası

    Sanayileşme sürecine geçildiğinden beri ülkeler sadece teknolojilerini ve karlarını maximize etmek adına uğraş veriyorlar. Ama tüm bu ülkelerin es geçtikleri bir durum var, çevreye ve dünyamıza ne kadar zarar verdikleri… Günümüzde küresel sıcaklık artışları görünümü dizginlenemez, ürkütücü, vahim ve korkutucu boyutlarda yükselişlerini sürdürmektedir. KÜRESEL ISINMA: Atmosfere salınan karbondioksit gibi sera etkisi yaratan gazların, yer kabuğu ve denizlerin ortalama sıcaklıklarında artışa neden olmasına küresel ısınma denir. Sera etkisi doğal bir olaydır fakat çeşitli zararlı gazların insanlar tarafından atmosfere salınması sonucu denge bozularak küresel ısınmada artışa neden olur. Küresel ısınma iklim değişikliklerine sebep olarak, şiddetli kasırgalar ve sellere neden olurken, uzun süreli kuraklıklar ile de çölleşmelere neden olmaktadır. Kutuplardaki buzulların erimesi kıyı kesimlerin tamamen sular altında kalmasına sebep olacaktır. Bu da dünyadaki yaşanabilir alanı dara...